Sayfalar
- Ana Sayfa
- Replika Telefonlar
- Kore Mali Telefonlar
- Cep Telefonu Modelleri
- Cep Telefonu Fiyatlari
- Seo Fiyatlari
- Seo calismasi
- Spot İphone
- Spot Telefon
- Spot Samsung
- replika samsung s4
- replika samsung s5
- replika samsung note 3
- replika samsung note 4
- birebir ürünler
- replika telefonlar
- replika telefon google link
- ucuz canta modelleri ve fiyatlari
- ikinci el satilik cep telefonlari
- cep telefonu dokunmatik ekran tamiri fiyati
- Samsung İphone Cep Telefonu Aramalari
- Replika Telefon > Modelleri, Siteleri, Fiyatlari
- Replika Samsung S8 Edge > Cep Telefonu, Fiyatlari
- Replika İphone 8 Plus
birebir ürünler ve psikoloji konulari1
birebir ürünler ve psikoloji konulari1 evet arkadasalar konumuza kaldıgımız yerden devam ediyoruz birebir ürünler sizin icin bu yazıları hazırladı ve sizlere birebir ürünler diyorki Şimdiye kadar üzerinde durduğumuz algısal örneklerimiz basitti; Reed’ın anlamsız, duygusuz yüzleri bile komplekslikten arınmıştı. Daha kompleks oruntulcr nasıl gorulur.' Chase ve Simon (1973a, 1973b) satranç taşlarından oluşan kompleks bir öruntüyü ve satranç ustalarını diğer sıradan oyunculardan nasıl ayrıldıklarını analiz ederek bu konuyu araştırdılar. Sezgimizle, usta vc acemi oyuncunun kaç hamle ileriyi düşünebildikleri konusunda bilişsel farklılıkları olduğunu söyleyebiliriz. Bu sezgi yanlıştır, de Groot’un (1%5, 1966) araştırmasına göre, usta vc acemi oyuncular yaklaşık aynı sayıda hamle ilerisim düşünmekte, yaklaşık aynı sayıda hamleyi ele almakta ve hamle ı>runtulen için benzer bir tarama yapmaktadırlar. Hatta acemi oyuncular uygun olmayan alternatiflere bakarak zaman harcarken, usta oyuncular onlardan daha az sayıda alternatif hamleyi düşünüyor bile olabilirler. Farklı olan nedir? Farklardan bir tanesi usta oyuncuların sadece birkaç saniye baktıktan M)i\ra satraı\ç taşlarıyla yeni bir önıntü düzenleme yetenekleridir. Yeni başla-yanlar tsc hj konuda buyuk bir zorluk yaşar. Bu gözlemin doğru olması orun-luvle alâkalıdır. Yanı oruntu (taşlar) eğer mantıklı hır şekilde düzenlenmişse
^!tnc«. ovuncııUrın grupları veya anlamlı kümelen görme yetenek-^^len ramanda diliminde daha çok bilgi elde etmelerini mümkün
v’C Sımon deneyi önemli teorik çıkarımlar içerir. Soyut ilişkilerin getirdiği bilgi grupları, bir orüntü sentaksı (söz dizimi) teorisi için te--ıluşturabılır- Anlamlı bağlam veya gruplama içermeyen bilgi parçaları-geımıetrik biçimlerle, notalarla veya satranç taşlarıyla kodlan-^ısofdur, ancak anlamlı bir yapıya uyduğu zaman (şiir, mimarı, müzik, za-
^satraı>«i sa\"unması gibi) yaygın bir gramerle kolayca soyutlandığı için ^Uinli bir hal alır. Modem bilgi teonsyenleri yapısal evrelere dayanan temel ^modelleri geliştirdiler. Dilde (ayrıntılar Bolum 1 Tde
^ gratnenn büyümesine şahit olduk. Bütün duyusal biçimlere uygulanabilir ^^^bır insan niteliği, bilgiyi, gerçeğin üst düzeyde soyutlanmalar halinde eğilimi olabilir; yeni gelen bilgi, bu soyut kodlamalara göre algı-^ Satranç algısı üzerine yukarıda bahsettiğimiz deneyler ve anlık uyaran-^ soyutlandığı diğer deneyler bu varsayımı destekledi.
ÖRÜNTÜ TANIMA - ALGILAYANIN ROLÜ
Bb bolümde örüntü algısıyla ilgili çeşitli alanları inceledik: Aşağıdan yu-^nıa «V vtikarıdan aşağıya süreci; şablon eşleme; oruntü algılamanın bılgısa-i»!«MjLıtVonu; özellik analizi; örüntü algılamadaki fizyolojik unsurlar; pro-eşleme; bilişsel yapı; harf teşhis etme; biçimler, yüzler ve satranç prob-^akn. Bu konuların çoğunda, diğer bilişsel sistemleri ışın içine katmadan Mntu tanımanın spesifik işlevlerini ayırmak zor oldu. Tartışmamız Kıyımca İn otumu tanımada bağlamın ve tekrarın etkı.smi göz önüne aldık ve bu Uaodertn Ker ikisinin de direkt olarak duyusal uyaranların tanınmasıyla ılış-Ü liduğunu oğrciKİık. Ikı konu başlıkları harflerin ve sözcüklerin algılanma-iktigilt likiuğu gıK, Bıdum 1 l'dckı dile ait detayları kapsar. Burada tekrar İaroruv^içıkan üstem bellektir. Orüntü tanıma, görstd depolama, özellik-taıatısltîi, özelliklerin sentezi ve protottptk olarak eşleme gibi bazı alt ka-MkiHirmlm gerektiriyor gibi görünmektedir. Ancak insanlarda orüntü ta-mumda belleği de gerektirir. Doğal ortamımızda dünya, organize |3kadc ve smıflandınkJığtfKİa bir öruntunun tanınmasını sağlayan duyu-VKnbrİA döiiidur. Uyaranların kcnciılcrı, hız onları algılasak da algıla-9Ekendi tikel bsçtmlen lie varolurlar, anlanuJan
Kıktn vT dınlcvın. Ne Juvuyorsımuz ve gürliyorsunuz? Ne hissediyor, ne tadı-voc ve ne kokluv«Hsunuz? Kesinlikle anlamsız, işlenmemiş uyaranları algılayamazsınız (Ki uyaranların hızım duyusal sistemimizi harekete geçirdiğine emin olsak Kle) algıladıklarınız ise size hır şeyler ifade eden şeylerdir. Uzaktaki bir nl, Kr pencerenin dışındaki ağaç, hu sayfanın üstündeki bir sıra harf ve taze ekmeğin kıikusu; bunların hepsi beyin tarafından tanındığında, harekete getirdikleri fiziksel yapılardan daha çok anlam ifade eden uyaranlara örnektir. Bu anlamı veren, güncel deneyimleri daha geniş bir gerçeklik dünyasına çeviren olaylarla ilgili belleğımızdır. Duyusal uyaranların anlamı, algılayan tarafından oluşturulur,
Sherlock Holmes’un maceralarından birinde, ünlü dedektif aslında bellek ve bağlantılarla ilgili olan bir dizi ipucuna dayanarak dâhiyane çıkarımlar yapan bir karakterin yaşam tarzını doğru bir şekilde resmedebilir. Holmes’un arkadaşı Dr.Watson için de eşit derecede ulaşılabilir olan ipuçları Holmes’un zihninde öyle hır yolla kodlanır ve yapılandırılır kı, sonuca varma Watsc>n için zor olduğu halde, Holmes için çok kolaydır. Holmes, Wat-son’a ipuçlarının ne anlama geldiğini açıkladıktan sonra arkadaşına “ ‘Bo/a-yorsun ‘ama’ "görmüyorsun V diyerek sitem eder. Bütün normal insanlar “bakar” ama şeyleri anlamlı örüntüler içinde görerek soyutlama yeteneği, daha geniş bir boyutta, geçmiş deneyimlere ve önceki yapılardaki işlevlerin bir uzantısına bağlıdır.
Dil ile ilgili olan Bölüm 1 l’de, bilgi işleme bağlamı içinde insanların harfleri ve sözcükleri analizini ve algısını tartışacağız. Bölüm 1 l’de, bu bölümde gördüğümüz gibi, bellekte temsil edilen deneyimlerimizin, neyi gördüğümüz ve nasıl gördüğümüzde de önemli bir rol oynadığını göreceğiz.
BİLİŞSEL NÖROBİLİME IŞIK TUTMAK Örüntü Tanıma
Ikı hemısferın beyinde farklı özellikleri olduğu veya diğer bir değişle işlevleri açısından ıkı hemısferın simetrik olmadığı bilinir. İncelikli motor kontrol ve dil kullanımı sol hemısfcrde (sağlak kişilerde), mekânsal yetenekler ise sağ hemısfcrde cxiaklanma eğilimindedir. Margaret Funnell, Paul Corballis ve Mıchacl Oazzanıga sağ hemısferın mekânsal bilginin işlenmesinde uzmanlaştığını göstermek istedi. Bu amaçla, 45 yaşında, sağlak, ağır epilepsisini kontrol etmek için korpus kallosumu kesilmiş J.W’i denek olarak kullandı. Beyninin ıkı hcmısferı bırbınyle iletişim kuramayan bu “ayrık beyinli” hastayı kullanarak, araştırmak istediği bu özelliğin beynin hangi kısmında yer aldığını bulaKIırdı. Nesnelerin renklendirilmiş imgeleri, siyah^beyaz çizilmiş nesneler
j Görsel örüntüleri tanıma ve işleme becerisine değişik görüşlerden yola çıkılarak yaklaşılmıştır. Bu görüşler: Geştalt psikolojisi, aşağıdan^yuka-nya karşı yukarıdan-aşağıya süreci, şablon eşleme, özellik analizi ve prototip tanımadır.
2Geştalt psikologları görsel örüntü algısının yakınlık, benzerlik ve ken-Jılıgınden düzenleme ilkelerine göre organize edildiğini öne sürdüler.
3Örüntü tanıma, daha sonra toplanan örüntünün parçalarıyla başlatılabilir (aşağıdan-yukanya işleme) veya bütünü tanıma ve parçaların sonradan tanınmasına yol açan algılayanın sahip olduğu bir hipotezle (yu-karıdan-aşağıya işleme) başlatılabilir.
I Deneysel çalışmalar, nesne algısının baglamsal olarak elde edilmiş hipotezlerden fazlasıyla etkilendiğine işaret eder.
5 Şablon eşlemeye göre örüntü algısı, duyusal uyaranlar ile bunların kar-}ilıgı olan içsel biçim arasında tam bir eşleme yapıldığı zaman meydana gelir. Bu görüşün kavramsal ve pratik yararı vardır ama bu mcxlelın tanıdık olmayan biçim ve şekilleri doğru bir şekilde yonımlama yeteneğimiz gibi kompleks bilişsel süreçleri açıklaması mümkün değildir.
i öıcllık analizi, örüntü tanımanın sadece uyaranlar basit parçalarına göre analız edildikten sonra meydana geldiğini öne sürer. Nörolojik ve davranışsal deneylerden elde edilen veriler bu hipoteze destek
1Şu anda bilinçli olarak nelerin farkındasınız? Şimdi bilinci tarif ediniz. Sizin tanımınızla metinde yapılan tanımı karşılaştınnız?
Hangi önemli tarihsel olaylar bilinçle ilgili çağdaş çalışmalarm yapılmasını sağladı?
3.“Kolaylaştırma” nedir ve kolaylaştırma etkisi ile ilgiU çalışmalar bize bilinç ve bilinçdışı süreçler hakkında neler söylüyor?
4.Açık ve örtük bellek arasındaki farkı anlamak.
5.Bilinçle bilimsel olarak nasıl çalışılır?
6.Uykunun evreleri nelerdir?
7.Bilinçle ilgili teoriler nelerdir?
8.Bilincin türümüz ve günlük hayatımız için işlevi nedir?
Sıi^nç kof«ys*jndiiGi tır insanlann kahvaltıdan önce altı olanaksız şeye inanmasını s^ıar Avtmn) IçındcA» Beyaz Kraliçe gibi Gerçekten hayvanların çoğu, uyurgezerler, hort^Uf «Horailv bitmemi kaybetmişler bilinçsiz olabilir mi? Bir köpeğin şefkat, şehvet gıtk duygutan yok mudur? Onlara bir şey batırırsanız, acı çekmezler mi? Ve Musa gtfçtkten tuzun tadım alamaz göremez ve seksten zevk alamaz mıydı? Çocuklar bilinçli olmayı beyzbol şapkasını giymeyi öğrendikleri biçimde mi öğrenirler?ilinç, eskiden psikolojide önemli bir konuyken daha sonra bilimsel olmadığı gerekçesiyle psikolojiden uzaklaştırılmış, şimdi ise bütün ihtişamıyla gen dönmüştür. Kolayca ortadan kalkmayacak bir konudur ve bunun çok geçerli nedenleri vardır. Bilimin bu son büyük gizemi psikoloji, felsefe ve nörobıhme kadar uzanır. Kişisel deneyim, farkındalık, rüyalar, uyuşturucular ve medıtasyon konularının hepsi bilinç araştırmaları alanına aittir. Uyanık olduğumuz zamanki yaşantımızın çoğunda bilinçli faaliyetlerle meşgul oluruz ve hatta uyku sırasında bile bazı farkındalık belirtilen gösteririz. Aksi taktirde alarmla, bebeğimizin ağlamasıyla ya da yüzümüze bir kova soğuk su atılmasıyla nasıl uyanabiliriz? Derin uykudan tam bilince dönüldüğü zaman, beynin her tarafında, elektrik faaliyetinde toplu bir değişme meydana gelir: Uyanık olmanın göstergesi olan hızlı, küçük ve düzensiz EEG dalgalarının yerini, derin uyku durumunun göstergesi olan geniş, yavaş. düzenli ınış-çıkışlar alır. Aynı zamanda biz insanlar renkler ve sesler, hisler v^e kokular, görüntüler ve düşler gibi zengin ve bilinçli deneyimlerin değişik türlerini gündelik gerçekliğin zengin bir gösterisiymiş gibi bildiririz. Bilinçli deneyimlerin bu ifadelen beyin faaliyetiyle çok mükemmel bir şekilde eşleştiği için psikologlar bu bilinçli deneyimlerin tek bir gerçeği yansıttığını, bu gerçeğin de uyanık bilinç gerçeği olduğu çıkarımını yaparlar. Bu bolüme şu tanımlamayla başlıyoruz: Bilinç, birinin anılarının, duygularının ve bedensel duyumlarının olduğu kaklar, görsel ve işitsel dış dünya olaylarının da farkında olmasını kapsayan bir süreçtir. Bu tanıma göre bilincin ıkı yonu vardır: birebir ürünler sundu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder