replika telefonlardan tarih bilgileri

 replika telefonlar


replika telefonlardan tarih bilgileri evet arkadaslar nerde kalmıstık tarihi bilgileri sizlere sunan replika telefonlar çok çalıstı ve replika telefon ile birlikte emek verdiler sizin icin replika telefonlar diyorki Sonuçta Mervan Hazar'a saldınmn daha meşakkatli ama verimli yolıum gördü ve Orta Kafkaslardaki durumunu güçlendirmeye çalıştı, 735'te Alanlanr yol üzerindeki üç kalesini aldı ve ardmdan Tuman halkmı yükündürdü. Onur buradaki faaliyetlerini bir Ermeni isyam geciktirdi*. 737 senesinde artık düşündüklerini yapacak hale geldi. Yamnda bulunan Hazar elçilerine sefer hazırlış nın Alanlara yönelik olduğunu söyledi ama yine de onları alıkoydu ve haber git mesım geciktirdi. Gerçekten de ordusunun başmda Daryal Geçidi üzerinden Alan topraklarma doğru yürüdü. Sülemî komutasmdaki diğer bir ordu ise eşzamanlı sahil yolundan ilerliyordu. Mervan Alan topraklarım doğrudan geçip Hızar ülkesine girdiğinde artık çok geçti. Belki de Belencer ve Semender üzerinden gelen ikinci ordu ile meşgul olan ve aldanan Hazarlar, Mervan'ın birliklerim başkentleri Beyza önlerinde görünce yapacak bir şeyleri kalmadı. Kaçan ka^ nihayet Müslüman elçinin getirdiği teklifi değerlendirdi ve İslam'ı kabul ederek banş imzaladı. Kendilerine İslam'ı arüatmak için de bilgili kimselerin gönderil-mesiıü rica etti*^. Mervan ise Dağıstan'm dağlık kesimlerindeki halklarla meşgul olarak Derbent üzerinden geri döndü
seferin İtil Nehri üzerindeki başkente yapıldı^ konusunda ne-l^çtnfıkırdır.'” Hazar başkentinin Cerrah'ın 722'deki saldırısının ardın-^^^lencer'den daha güvenli olan İtil ağzındaki 'Atd' kentine taşındığı duşu-^ Ftkat buradaki seferin aynntılannda deltanın içindeki adalarda bulunan bahis olmadığı gibi, Cerrah'ın 729^da yaptığı gibi, Mervan da TBT'de ^ j'yı saldınyor ama her ikisi de Orta Kafkas yolunu kullanıyor Bu, mesafe-^ı)d kat uzaması, ayrıca daha düz olan sahil yoluna göre dağlık Kafkaslarda-büyük ölçüde artması demektir. Eğer bir aldatmaca amaçlanıyor-^ ^çük orduyu Daryal Geçidi'nden yürüterek de bu yapılabilirdi. Ayrıca Ha-Jetlerinden bahseden sonraki dönemin coğrafya eserlerinde İtil ağzındaki j^tin ismi bu şekilde geçmez. Aksine Hazar, Bizans ve Rus kaynaklan İtil üzerindeki bir kaleyi aynı şekilde 'beyaz' olarak adlandırırlar: "Sejıas (Beyaz Kule, Povest') "danpov oopiTiov" (beyaz kışla, baraka, K. Porphy-ı^tus), "X£uk6v oııcnpa " (akça ev, Theophanes Continiatus) ve nihayet Ha-jjj-şrkil" "Beyaz Ev' (Kağan Yusuf un Mektubu)}^
Atıl kentinin ne zaman kurulduğunu, başkentin ne zaman oraya taşmdığı-«bilmiyoruz. Buradan haber veren aşağıda değineceğimiz coğrafya eserleri ve 1^ Yusuf X. yüzyıl bilgilerini naklederler. Ama Şarkel kenti ve kalesi Hazar w olduğu müddetçe vardı^^\ Buranın belki Göktürk çağına giden daimi ve manevi başkent olduğunu söyleyebiliriz. Tıpkı Cerrah ve Mervan gibi, 966 senesinde saldınp Hazar'ı ortadan kaldıran Kiev Knezi Svyatoslav (945-972) da kağanı burada bulmuştur’^. Yusuf mektubunda İtil ağzmdaki bir kentte oturduğunu sovier ama hatunun müştemilatı 50 fersah (350 km) olan bir kentte yaşadığmı «vicr ki,’” etrafı böyle geniş olan sadece Şarkel vardır. Ayrıca Kağan "Şu an ya-jadığım ülkede önceden Vnndr'lar vardı"’^ derken zihninde ülkenin merkezi olarak Şarkel çevresini düşünüyor olmalı, zira Onoğurlar veya Bulgarlar Don .Şehri boylannda idiler. Yukarıda aimtıladığımız Sakaliba haberlerine de dikkat etmek gerekir. Zira İtil Nehri boylarmda başka insanlar ‘dururken bu kadar çok Sav bulmak zor olmahdır; buna karşılık Don Nehri çevresinde hem Slav bolca bulunabilirdi, hem de eğer bahsettiğimiz gibi bir kullanım hatası varsa, Bulgar
^ Güzergâh hakkındaki tartışmaları Kalinina derlemiştir: "Al-Khazar wa-^-Saqâliba'', s. 201-203.
^ incelemen için bkz. Karatay, ''Karadeniz'de İlk Ruslar", s. 72.
Çflkgenif bir inceleme, buradaki kazıyı yöneten Artamonov'da bulunabilir: HazMr Tarihi, s. 375-415. Ayr bkz Golden, Hazar Çalışmaları, s. 274-280; Romaşov, "Istoriçeskaya Geografiya Hazarskogo ^ Kaganau (V-XIII wv) (Çaat 4 i 5)", s. 214-217; Novosel'tsev, Hazarskoe gosudarstvo, s. 131-132.
^244, Yücel, tik Rus Yıllıkları, s. 92-93.
Kokavtıov, Yevreytko-Hazjtrskaya Pereptska, s. 84 kısa nüsha, 102 uzun nüsha.
YeprtMİBo-Hmm'aİBMM P^mhaka. s. 92 (sadece uzun nüshada).
362 • Doğu Avnıp* Türk Tanhi
veya Onoğuı^a rastlamak mümkündü. Üstelik Sakaliba'yı esir almak Nehn geçiliyor. Hâlbuki iddia edildiği gibi Slav yerine kastedilen Burtas lileri bulmak için İtil'in doğusuna geçmeye gerek yoktu. En çok dikkat gereken nokta ise Mervan'm hareketinin bir delta bölgesinde olduğuna yıtlann olmamasıdır. ^
Son Savaş ve Musevîliğin Yükselişi
737 senesi sadece Arap-Hazar ilişkilerinde değil, Hazar'ın öz tarih ıgı^^ bir milattır, dönemeçtir. Kağamn İslam dinini kabulünü Mervan'm ciddiye masını bekleyemeyiz. Dunlop'un iyi tahlil ettiği üzere, kuzeyde kalması veyi güçlü bir ordu bırakması münnkün değildi. Bunun yerine lâfzî bir banşla üstün, lüğünü kabul ettirmiştir. Öte yandan Dunlop onun Hazar'ı ortadan kaldırma fırsatım kullanamadığı kanaatindedir*^. Belki de bu seferi gerektiğinde Hazar'ın kalbine ineceği iletisini vermek üzere düzenlemiş, Kafkasların kuzeyin(l^ ki arazinin enginliği karşısmda, daha önce düşlediklerinin imkânsızlığını anlamıştır. Onun amaana ulaştığını söyleyebiliriz. Bu savaş Araplarla Hazarlar ara-smdaki kardı bir dönemi kapatıp, küçük çatışmalar dışmda 230 yıl sürecek bir barış dönemine girilmesine vesile olmuştur. Kağamn İslam'ı kabulden 2dyade tanıma arzusuyla fakihler istediğini, şarap ve murdar et gibi bazı konularda çok katı davranan fakihlerin tıpkı 250 yıl sonra Kiev knezi Vladimir'in örneğinde olduğu gibi Hazar kağanınm da kalbini İslam'a ısmdıramadığmı düşünebiliriz^ Zaten onun İslam'a geçişi diğer kaynaklarda vurgulanmaz. İbn'ül-Esir ve İbn Hayyat bundan hiç bahsetmezken, Belâzurî anlaşma şartı olarak İslam'a geçiş değil, kağamn ülkesinde kalmasmı, yani güneyi rahatsız etmemesini gösterir
Bizim kanaatimiz 737 yenilgisiyle birlikte Hazar'da Musevîliğin öne çıkmasıdır. Hazar'm kendi kaynaklan açısmdan. Kağan Yusuf sadece bir dinler arası münazaradan bahsederek atası Bulan Kağan'm bu dini benimsemesini anlatır Bu anlatıda yaklaşık bir tarihleme imkâm bulunuyor. Bunu en doğru, isimsiz "Kenize Mektubu''ndan takip etmeye başlamahyız. Girişte aimtıladığımız
Duplop, HâZMT Yahudi Tariki, s. 101.
Tftbeıt Tmih -TV-, t. 364'teki bu haber biraz düşündürücü. Bu özensiz ve yanlışlarlı dolu Türkçefi-yayda kağanın domuz etinde ısrar ettiği belirtilir anuı Türkler İslam öncesinde de domuzu sevva ve yemezlerdi. Bunun dışında murdar et yemekte ısrann ne olduğu düşündürücü. Aşağıda geçe oeği üzere, dinler münazarasmda Hıristiyan tartışmacılar Müslümanları murdar şeylen yemekle suçlarlar. Hâlbuki yemekte en dikkatli olan din İslam'dır. Demek ki, İslam öncesi Türk kültühıdee renndeki HazarUr nezdinde ne yendiğizün önemi vardı. Bunu diğer kaynaklardan da çok iyi tâ yoruz. Zaten domuz bozkır hayvanı değildir.
nnda Ermeni arazisinde bir yerlerden Hazar ülkesine gelen Yahudi*
ı^^^ki halkla karışıp kaynaşırlar ve birlikte savaşu*lar. Bir Yahudi büyük *^*!In«^'hklâr gösterir ve başkomutanbğa atanır. Ancak Bizans ve İslam ıdare^ çok kızarlar ve tepki gösterirler. Bunun üzerine Yahudi olan bey me* ^konuşarak halletmeyi, her üç dinden bilgelerin bir araya gelerek tartışma-önerir Tartışma sonucunda Yahudiler galip gelir ve Hazar halkı Musevi-Jjljreçfr; ülkedeki kimliğirü unutayaznuş Yahudiler de tövbeye yönelir**.
tartışına sırasında Tizul Vadisi'ndeki bir mağarada kitaplarm olduğu soy-^ Gerçekten de orada Musevî kitapları bulunur ve kitaplarda yazan şeylerin ilindi bilginlerin söylediklerini onayladığı görülür**. Mektubun başında gö-^Yahudilerin kitapsız kaldıkları vurgulanır. Bunlar muhtemelen yeni yurda jijöç günlerinde korkudan oraya saklannruş olan kitaplardı. Göçten kısa süre İslam akınlarmın başlamasıyla da Derbent civanndaki Yahudi kitlesinin ^kuzeye gittiğini düşünebiliriz. Kitaplarını kaybeden, bir daha dönüp ala-jgyın ve unutan Yahudiler Hazarlarla karışıp asıllannı unutmaya başladıklan-II jbre, aradan birkaç kuşak geçnüş olması gerekiyor. Göçün üzerine en az bir ^koymalıyız ki, böylece 740'lara ulaşırız.
Gerek Kağan Yusuf, gerekse "Kerüze Mektubu"nun yazan Musevîleşmeye Müslüman ve Hıristiyanlarm tepkisini şiddetli olarak verirler. Öte yandan bu liidınin kaynaklannm Musevîleşme gibi bir hadiseden neredeyse haberi yoktur ve çok sonraki kaynaklar sıradan ve önemsiz bir hadise olarak verirler. Bi-an'ta bu hiç geçmez. Biz mektuplarda bir parça hakikat kınntısı olacağına hukmetsek bile, 737 tarihinden daha sonrayı düşünemeyiz, zira bundan sonra Muslümanlarla ciddi bir savaş yoktur; hatta bir iki küçük Hazar akım vardır. Bu ^en, bu tepki içeriği de din değiştirmeyi erken döneme almak için bir delil Hatta Kağan Yusuf dönmeyi yukanda geçen Erdebil saldınsmdan ön-®y«byar
Kağanın mektubundaki diğer bir ayrmtı daha tarihlemeye yardım edebilir. ^ göre Bulgar savaşları ile Musevîliğe geçen Bulan Kağan arasmda birkaç ^akvardır***. Çok fazla değil ama ikiden fazla kuşak... Yine yaklaşık 740'lara tıntay, "HazarUnn Musevüeşmesine Dair Bir Belge"
Hazarların Musevileşmesine Dair Bir Belge", s. 7-8. Halevi'ye göre Hazar hükümdarı ve VVınln (Varaçan) dağımdaki mağaraya giderler ve burada Sabbat^ı kutlayan birkaç Yahudi ^ Judah Hallevi, Book of Kuzari, s. 72. replika telefonlar sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder