reklam panoları,ndan islam bilgisi2

 reklam panoları


reklam panoları,ndan islam bilgisi2 evet arkadaslar sizler icin elimizden gelen  gayreti göstermeye devam ederken sizinde bildiginiz gibi ben ve reklam panoları sizin icin diyoruzki Hepsi, Allahü teâlânın bir olduğunu, öldükden sonra, tekrâr dirilmek olduğunu bildirdiler. Tesniyenin dördüncü faslının otuzdokuzuncu âyetinde, (Yerlerin ve göklerin sâhibi birdir, başka yokdur), altıncı faslında, (Ey İsrâîl dinle! Allahımız, Rabbiıniz birdir) ve (Sıfr-ul-mülûk-i sâlis)de, Süleymân aleyhisselâm Beyt-ül-mu-kaddesi (Kudüsdeki Mescid-i aksâyı) inşâ edince, (Ey Is-râîlin Allahı! Yerde ve göklerde, senin gibi Rab yokdur. Sen yerlere ve göklere sığmazsın. Nerde ki, bu yap-dığım eve) dediği yazılıdır. (Sıfr-ül-mülûk-il-eyyel)in on-beşinci faslında (Samoil) Peygamberin (Isrâîlin azizi, va’nî ilah ve ma’bûdu, yalan söylemez ve nedamet etmez. Çünki O, insan değildir) dediği yazılıdır. (Eş’iyâ) Peygambere âid olduğu söylenen kitâbın kırkbeşincı babında, (Benim Rab! Benden gayrı Allah yokdur. Nûru ve zulmeti yaratan, hayrı, şerri halk eden Ben’im) demekdedır. Mattâ Încîlinin ondokuzuncu bâbında, (Bir kimse, ona dedi ki, ey iyi muallim! Ne iyilik yapayım ki, ebedî hayata nâil olayım? Ona cevâb olarak, bana niçin iyi diyorsun. Birden gayrı iyi yokdur. O Allahdır. Ebedî hayâta kavuşmak istersen. Onun nasîhatlarını yap!) dediği yazılıdır. Markosun onikinci bâbında, (Kâtiblerden biri, birinci emr nedir) dedi. îsâ aleyhisselâm, ona cevâb olarak, (Emrlerin birincisi, Rabbimiz birdir. Bütün kalbın ile, bütün tâkatın ile, Rabbini sev!) demekdedir. Muhammed aleyhisselâm da, böyle buyurdu.
Muhammed aleyhisselâmı tekzîb eden [inanmıyan] kimse, bütün Peygamberlere inanmamış olur. (Ekânîm-i selâse) denilen (Teslîs)e [üç Tanrıya) inanmak, bütün Peygamberleri tekzîb olmakdadır. Teslîs akîdesi, Isa aleyhisselâmın semâya urûcundan çok zemân sonra zu-hûr etdi. Bundan önce, (Nasârâ) da, (Tevhîd) akîdesın-de idiler ve Tevrât ahkâmını icrâ ediyorlardı. Putperest lerden çoğu ve Yunan feylesofları nasrânî olunca, eski i li-kâdlarından teslîsi de nasrânîliğe kanşdırdılar.Geri döndüm. Hz. Musa (a.s.) ile karşılaştım. Elli vakit namaza ümmetinin gucu yetmez diye beni geri gönderdi. Âlemlerin Rabbi’nin katıiKi vardım. On vakit namaz bağışlandı. Hz. Musa (a.s.)nın yanına geldim. Çoktur, diye beni tekrar geri çevirdi. Tekrar Allah (c.c.)m katına döndüm, on vakit daha bağışladı. Kısaca dört nöbette kırk vakit namaz bağışlandı. Hz. Musa yine çoktur; diye beni geri gönderdi. Rabbüiâlemin’in katına vardım. Beş vakit namazda kararlaştı. Oradan Beytülmakdis’e döndüm. Oradan da aynı gecede Mekke'ye vardım. Bu gidiş ve gelişim çok kısa bir zaman sürdü. (Rivayet edildiğine göre Resûlüllah (a.s.) tekrar evine geldiğinde yatağı henüz sıcaktı. Gittiği sırada elbisesi değmiş, ibrik devrilmişti. Fakat içindeki su hâlâ akıyordu.) Mekke'ii müşrikler miraç hadisesini duyduklarında aklın kabul edemeyeceği bir şey olduğunu ileri sürerek inkâr ettiler. Ve şimdi Hz. Ebûbekir (r.a.)i bu inanılmaz hikâye ile ses çıkaramaz duruma sokarız, diye Hz. Ebûbekir (r.a.)in yanına geldiler. Ve dediler ki; Ey Ebûbekir! Sevdiğin Muhammed akla ve mantığa sığmayan açalp bir şeyi İddia ediyor. Ve • «Yüce arşa (göklere) gittim ve geldim, diyor. Hz. Ebûbekir (r.a.) bu sozu işittiğinde, bir an olsun, duraklamadan ve tereddüt etmeden «Eğer o bu sözü söyledi İse gerçeği söylemiştir. O, asla yalan söylemez.» buyurdular. İşte bunun için ona SIDDÎK denildi.
Hz Alı (k.v.) de «Ebubekir'e SIDDÎK adı gökten inmiştir.» buyurmuşlardır. «Doğru haber getiren ve onu tasdik eden» (Zûmer: 33) ayeti kerimesinde de tefsirciler, Doğru haberden murad, Muhammed tasdik edenden murad da Ebûbekır'dır, demişlerdir. İbrahim bin Haşan El-Cevherî rivayet edıyorki; Resûlu Ekrem (a.s.) buyurmuşlardır ki; «Ebûbekir dünyaya geldiklerinde Cenâb-ı Allah cennete vahyetti: (Sana Ebûbekir'i sevenlerden başkasını koymam)»
MENKIBE: Rivayet ediyorlar ki: Hz. Ebûbekir (r.a.)ın annesi Üm-mül-Hayr hatunun erkek çocukları yaşamazlardı. Hz. Ebûbekir (r.a.) dünyaya gelince annesi kucağına alıp Beyti-Şerif’e (Kâbe) götürdü. Ve şöyle dua etti: «Ey! Bu beytin sahibi, senden rica ederim ki, bu çocuğu bana bağışla ve uzun ömürlü et.» birden bire bir beyaz el çıkıp eline yapıştı ve bir ses geldi..Ey Allah’ın kulu kadın, kucağındaki çocuk kurtulacak. Allah'ın Re-sûlünün dostu olacaktır. Resulden (s.a.v.) sonra halîfesi olacaktır. dedi.reklam panoları sizin icin sundu.





reklam panoları

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder