Replika samsung,dan islam bilgileri evet arkadaslar sizler icin replika samsung durmadan calısıyor ve sizlere islam hakkında allah hakkında yazılarına devamediyor ve replika samsung diyorki çocuklarımız, gençlerimiz için okuyup öğrenmeleri gerekli olanlar, madde madde izah edilecektir.ALLAHÜ TEÂLÂYA İNANMAK Allah vardır ve birdir.Etrafımızı beş duyu organımız ile tanıyoruz. Duyu organlarımız olmasaydı, hiçbir şeyden haberimiz olmayacaktı. Kendimizi bile bilemiyecektik. Yürüyemeyecek, bir şey bulamayacak, bir şey yapamayacak, yiyemiyecek, içemiyecek, yaşayamıyacaktık.Duyu organlarımıza etki eden herşeye “Varlık” veya “mevcut” diyoruz. Kum, su, güneş, birer varlıktır. Çünkü, bunları görüyoruz. Ses de, hava da, bir mevcuttur. Çünkü, elimizi açıp yelpaze gibi sallayınca, havanın elimize çarptığını duyuyoruz. Rüzgâr da yüzümüze çarpıyor.
Bunun gibi, sıcaklık, soğukluk da birer mevcuttur. Çünkü, derimizle bunları duyuyoruz. Elektrik, hararet, ya’nî ısı ve mıknatıs gibi enerjilerin (kudretlerin) de mevcut olduklarına inanıyoruz. Çünkü, elektrik akımının, ısı ve mıknatıs veya kimyâ reaksiyonları meydana getirdiğini, ısı gelince sıcaklık olduğunu, ısı azalınca soğukluk olduğunu ve mıknatısın demiri çektiğini his ediyoruz, anlıyoruz. (Ben havanın, ısının, elektriğin mevcut olduklarına inanmam. Çünkü, bunları görmüyorum) sözüne yanlıştır diyoruz. Çünkü, bunlar görülmezlerse de, kendilerini veya yaptıkları işleri, duyu organlarımız ile anlıyoruz. Bunun için de, görülemiyen birçok varlıklara inanıyoruz. Göremediğimiz için, yok olmaları lâzım gelmez diyoruz. Bunun gibi, (Ben Allaha inanmam, melek, cin gibi şeyler yoktur. Var olsalardı görürdüm. Göremediğim için bunlara inanmam) sözü de doğru değildir. Akla, fenne uygun olmayan bir sözdür.
imânın Şartları Altıdır
Âkil ve bâliğ olan bütün insanlara, îmân etmek, ya’nî İslâm dînine girmek zarurî olarak lâzımdır. îmânın altı şartına inanan herkes müslüman olur. Müslümanların küçük çocukları, annesine babasına tâbi olarak müslümandır. Bülûğ çağına girince, anasının ve babasının dînine tâbi olması devam etmez. îslâmiyeti bilmiyerek bülûğ çağma girince, dinden ayrılmış olur.
îmân edilecek şeyleri işitip de, inanmamış kimse, Keli-me-i tevhid söylese, yani (Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Resûlullah) dese, müslüman olmaz. (Âmentü)de bulunan altı şeye inanan ve Allahü teâlânm emirlerini ve yasaklarını kabul ettim diyen kimse, müslüman olur. Müslüman olmı-yan bir kimse, Kelime-i tevhid söyleyince ve bunun mânâsına kısaca inanınca, o anda müslüman olur. Fakat her müslüman gibi bunun da, (Âmentü)yü ezberlemesi ve mânâsını iyice öğrenmesi lâzımdır.
Her müslüman, çocuklarına, (Âmentü billâhi ve Melâi-ketihî ve Kütübihî ve Rusülihî vel yevmilâhırî ve bil-Kaderi hayrihî ve şerrihî minallâhi teâlâ vel-ba’sü ba’delmevti hak-kun. Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve Eşhedü enne Muhamme-den abdühû ve resûlühû) ezberletmeli, mânâsını iyice öğretmelidir. Çocuk bu altı şeyi öğrenmez ve inandığını söylemezse, bâliğ olduğu zaman müslüman olmaz.Cisimlerin yok olduklarını, başka cisimlerin meydana geldiklerini görüyoruz. Dedelerimiz, eski milletler yok olmuşlar, binâlar, şehirler yok olmuş. Bizden sonra da başkaları meydana gelecek. Fen bilgilerine göre, bu muazzam değişiklikleri yapan kuvvetler vardır. Allaha inanmayanlar, (Bunları tabiat yapıyor. Her şeyi tabiat kuvvetleri yaratıyor) diyorlar. Bunlara deriz ki, (Bir otomobilin parçaları, tabiat kuvvetleri ile mi bir araya gelmiştir? Suyun akıntısına kap.ı.-lan, sağdan soldan çarpan dalgaların tesiri ile bir araya yığılan çöp kümesi gibi biraraya yığılmışlar mıdır? Otomobil tabiat kuvvetlerinin çarpmaları ile mi hareket etmektedir?) Bize gülerek, (Hiç böyle şey olur mu? Otomobil, akıl ile, hesap ile, plân ile, birçok kimselerin, titizlikle çalışarak yaptıkları bir sanat eseridir. Otomobil, dikkat ederek akıl, fikir yorarak, hem de trafik kâidelerine uyarak, şoför tarafından yürütülmektedir) demez mi? Tabiattaki her varlık da, böyle bir sanat eseridir. Bir yaprak parçası, muazzam bir fabrikadır. Bir kum tanesi, bir canlı hücre, fennin bugün biraz anlıya-bildiği buluşları, başarıları diye öğündüklerimiz, bu tabiat sanatlarından birkaçını görebilmek ve taklit edebilmektedir.Bir otomobilin tabiat kuvvetleri ile, tesadüfen hâsıl olacağını kabul etmiyen kimse, baştan başa bir sanat eseri olan bu âlemi, tabiat yaratmış diyebilir mi? Elbette diyemez. Hesaplı, plânlı, ilimli, sonsuz kuvvetli bir yaratıcının yaptığına inanmaz mı? Tabiat yaratmıştır. Tesadüfen var olmuştur demek, câhillik, akılsızlık olmaz mı? O halde, ancak pek ufak bir parçasını gördüğümüz bu kâinatın (evrenin) bir yaratıcısı, bunu kurabilen ve tam olarak anlamaya aklımızın ermediği pek muazzam bir kudret sâhibi vardır. Bu yaratıcının hiç değişmemesi ve sonsuz olarak var olması gerekir. îşte bu yaratıcı Allahü teâlâ’Mır. Dînimizde ilk îmân esası, Allahü teâlânm varlığına ve sıfatlarına inanmaktır. Müslüman ilk olarak, Allahü teâlânm varlığına, büyüklüğüne, tekliğine, doğmadığına, doğurmadığına, sonsuz ve değişmez olduğuna bütün kalbi ile îmân eder. Bu inanış, tslâmın ilk şartıdır.Cisimlerin, maddelerin durmadan değişmeleri, birbirlerinden hâsıl olmaları, sonsuz olarak gelmiş değildir. Ya’nî, böyle gelmiş, böyle gider denilemez. Bu değişmelerin bir başlangıcı vardır. Değişmelerin başlangıcı vardır demek, rnaddelerin var oluşlarının başlangıcı vardır demektir. Ya’nî hiçbir şey yok iken, hepsi yoktan yaratılmış demektir. İlk, ya’nî birinci olarak maddeler yoktan yaratılmış olmasalardı ve birbirlerinden hasıl olmaları, sonsuz öncelere doğru uzamaydı, şimdi bu âlemin yok olması lâzımdı. Çünkü âlemin sonsuz öncelerde var olabilmesi için, bunu meydana getiren maddelerin daha önce var olmaları, bunların da var olabilmeleri için, başkalarının bunlardan önce var olmaları lâzım olacaktır. Sonrakinin var olması, öncekinin var olmasına bağlıdır, önceki var olmaca, sonraki de var olmayacaktır. Sonsuz önce demek, bir başlangıç yok demektir. Sonsuz öncelerde var olmak demek, ilk, ya’nî başlangıç olan bir varlık yok demektir. İlk, ya’nî birinci varlık olmayınca, sonraki varlıklar da olamaz. Herşeyin her zaman yok olması lâzım gelir. Ya’nî, herbirinin var olması için, bir öncekinin var ol-nıası lâzım olan sonsuz sayıda varlıklar dizisi olamaz. Hepsinin yok olmaları lâzım olur.Alemin şimdi var olması, sonsuzdan var olarak gelmediğini, yoktan var edilmiş bir ilk varlığın bulunduğunu göstermekte olduğu anlaşıldı. Ya’nı âlemin yoktan var edilmiş olduğunu, o ilk âlemde hâsıl ola ola, bugünkü âlemin var olduğunu anladık.Âlemi yoktan var eden bir yaratıcının bulunması, bu yaratıcının hep var olması, hiç değişmeden, sonsuz var olması lâzım gelir. Herşeyi yaratan, yalnız Allahü teâlâdır. Ondan başka yaratıcı yoktur. Fakat, Allahü teâlânın âdeti şöyledir ki, herşeyi sebeplerle yaratmaktadır. Böylece madde alemine ve sosyal hayata düzen vermektedir. Sebepsiz ya-ratsaydı, âlemdeki bu nizam, bu düzen olmazdı.Evet arkadaslar sizler icin replika samsung yazısına bugünlük son verirken
replika samsung yarın tekrar islam hakkında bilgilerine devam edecek.
Sayfalar
- Ana Sayfa
- Replika Telefonlar
- Kore Mali Telefonlar
- Cep Telefonu Modelleri
- Cep Telefonu Fiyatlari
- Seo Fiyatlari
- Seo calismasi
- Spot İphone
- Spot Telefon
- Spot Samsung
- replika samsung s4
- replika samsung s5
- replika samsung note 3
- replika samsung note 4
- birebir ürünler
- replika telefonlar
- replika telefon google link
- ucuz canta modelleri ve fiyatlari
- ikinci el satilik cep telefonlari
- cep telefonu dokunmatik ekran tamiri fiyati
- Samsung İphone Cep Telefonu Aramalari
- Replika Telefon > Modelleri, Siteleri, Fiyatlari
- Replika Samsung S8 Edge > Cep Telefonu, Fiyatlari
- Replika İphone 8 Plus

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder